1-3 Yaş Dönemi


Erik Erikson psikososyal gelişim dönemlerine göre ikinci Evre 1-3 yaş arası "Bağımsızlığa Karşı Utanma ve Şüphecilik" evresidir. İşte bu dönemde size bağımlı olan, bir sene boyunca ihtiyaçlarını geciktirmeden karşıladığınız, güven duygusunun temellerini sağlam attığınız, tabir caizse size yapışık gezen bebeğiniz artık özgürlüğüne kavuşuyor.

Tabii ki izin verdiğimiz sürece!

Kendi kendini kontrol edebilmeyi öğrenmesi ve öz saygısının gelişmesi için özgürlüğünü hissetmesi çok önemli. Bu noktada size düşen görev yanında GÖLGE olmanız. Hayati bir durum söz konusu olmadıkça müdahale etmeyerek keşfetmesine izin vermeniz.

Tabii ki öncelikle kendi kaygılarımızı kontrol altında tutmamız gerekiyor bu süreçte. Biliyorum gerçekten zor. Ancak çocuğun kendi benliğini bulması için çok önemli.

Ne demek istiyorum?

"Dur, yapma, düşersin, düşürürsün, kirlenirsin, evi kirletirsin, dağıtırsın, yaklaşma şu olur, yapma bu olur" gibi kafamızdaki kötü senaryolara bir dur demek lazım. Çünkü bu senaryolar bizim kaygı seviyemizin artmasına sebep olacaktır. Dolayısıyla daha kısıtlayıcı davranışlar sergileme olasılığımız da artacaktır.

Bu noktada kaygı seviyemizin yükseldiğini fark ettiğimizde kendinize hemen şu soruyu sormanızı istiyorum;

“Yaparsa ne olur?”

Bunun cevabı hayati tehlike içeren bir cümleyse tamam müdahale gerekiyor. Bu noktada hemen hayati tehlike içeren olasılıkları ortadan kaldırmak yeterlidir. Tabii eğer bu sorunun cevabı “hiçbir şey olmaz” ise o noktada kendimizi durdurmamız gerektiğini anlayalım ve bırakalım yapsın.

Örnek olarak; cam sehpanın üzerine çıkıp oturmak istiyor.

“Ne olur?”

Cam kırılabilir ve çocuk yaralanabilir. Bu noktada hemen uyarı verip çocuğu oradan almamız gerekiyor ama sonra zıplama davranışını nerede tehlike olmadan yapabileceğini gösterip yönlendirmemiz gerekiyor ki; çocuk keşfetsin ve gelişsin. Hemen sehpadan alıp yatağın üzerine götürüp ellerinden tutup zıplatabiliriz. İşte meselemiz tam olarak bu!

Yol göstererek, engellemeden uyararak devam etmemiz gerekiyor. Diyelim ki dolabı açtı ve içinde ne var ne yok indirip inceliyor.

“Ne olur?”

Hayati tehlike yok! Merak ediyor ama ev kirleniyor ve dağılıyor.

“En kötü ne olur?”

İncelemeyi ve keşfetmeyi bitirip uzaklaştığında toplarız biter gider. Ya da toplamayı oyun haline çevirip eğlenerek geri koyabiliriz beraberce. Burada izin vermek gerekiyor demektir.

Bu tarz örnekleri kendi hikayelerinizle ve anılarınızla genişletebilirsiniz.

Bırakalım evi kirletsin, dağıtsın, kirlensin, koşsun, düşsün. Etraftaki tehlikelere önlem aldığınız sürece, hayati tehlikesi olmayan bir yerde koştuğu sürece sorun olmayacaktır. Bırakalım koşsun, düşecekse düşsün kendinin kalkmasına fırsat verelim, düştüğünde kalkmayı da öğrensin. Düştükçe düşmemeyi öğrensin!

Bırakın evi dağıtsın daha sonra sabırla toplamayı öğretin, zamanla bu davranışa alışacak dağıttığını toplamayı da alışkanlık haline getirecektir. İleriki hayatında utangaç ve şüpheci bir yetişkin değil de kendi kontrolünü kazanmış, öz saygısı yüksek bir yetişkin olabilmesi için temelleri sağlam atın. Böylece ileride emin olun siz çok daha rahat edersiniz. Yoksa bu kaygılar büyür de büyür. Çocuğun yaşı büyüdükçe kaygılarımızda doğru orantılı olarak büyüyebiliyor. Bu nedenle daha bu yaşlarda buna önlem almak gerçekten işimize yarayacak.


1 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Kızıma Not!