Sen nasıl bir annesin?!

Güncelleme tarihi: 25 Nis

Blog yazmanın çıkış hikayesi bir anı’da saklı aslında. Bir gün ufak bir işimi halletmek için Alışveriş Merkezine (AVM)’ye gittim, sadece girip çıkacağım. Feryat figan bir çocuğun çığlıkları, çaresiz bir anne ve yanındaki kişinin cümleleri çınladı kulaklarımda; "Sen annesin üzülemezsin, sinirlenemezsin ve asla bıkamazsın... Kendine gel!". Kelimenin tam anlamıyla kanım dondu ve kalakaldım. Beni fark edince hemen uzaklaştılar. Bu cümlelerin üzerine benim içimde fırtınalar koptu ki o canım anneyi düşünemiyorum bile.

İçimden neler mi geçti?

Efendim?!?! Nasıl yani? Annelik bir çeşit insanüstü ve duygulardan arındırılmış bir şey mi? Annelere yüklenen bu yük biraz fazla değil mi? "Sen nasıl annesin?" Sorusuyla başlayan ütopik cümleler de ne? "Sen annesin!" İle başlayan uyarı cümleleri bir de...

Anne de senin gibi bir insan. Anne de yorulur, hata yapar, bıkar, sinirlenir, üzülür. Hani o olmaması gerektiğini düşündüğün bütün duyguları yaşayabilir. Bu yetersiz olduğunun değil sadece insan olduğunun kanıtıdır. Anlayacağın sadece mutlu olan, gülen, kahkaha atan, sevinen, şen şakrak olan ve olumsuz diye nitelendirdiğin diğer duyguları yaşamayan kişi değildir anne. Annelik bu değildir zaten! Ha bir dinlenebilse ve yükü biraz hafiflese kulakları çınlatır kahkahasıyla orası da ayrı. Anne de insandır ve onun da tıpkı diğerleri gibi bütün duyguları yaşama hakkı vardır! Hata yapma hakkı vardır ve bu onu yetersiz yapmaz!

Yorulma hakkı olduğu gibi dinlenme hakkı da vardır! Bu noktada çevrenin de "Sen nasıl annesin?" Demek yerine "Sen biraz dinlen ben hallederim" demesi yeterlidir. Annenin de molaya ihtiyacı vardır. Dinlenmeye, uyumaya ve yardıma.

Çevre konuşur, çevrenin söyleyecek sözü bitmez, hele de çocukla ilgili herkes bilirkişidir(!) Herkesin gözü kulağı çocuktadır. Çocuk nasıl? Ne yaptı? Ne yedi? Ne içti? Diye sormak yerine öncelikle anneye "Sen nasılsın?" Diye sorup annenin ihtiyaçlarını karşılayan bir çevre olursa anne çocuğu ile daha rahat ilgilenir ve kendini daha yeterli hisseder.

Çocuk bakımında bütün yük ve sorumluluk annenin üzerinde değildir! Bu sorumluluk çocuğun çevresinde kim varsa onlara da aittir. Bu bilince ulaştığımız zaman eminim ki daha sağlıklı toplumun temellerini atmış olacağız.

Sağlıklı bir çocuk yetiştirmek için önce sağlıklı ebeveynlere ihtiyacımız var. Çocuklar bizim aynalarımız ve biz onların bu hayat yolundaki rehberleriyiz.

Çocuğa, çocuk gelişimine ve çocuk ruh sağlığına yönelik pek çok kaynağımız var. Bu da beni çok mutlu ediyor. Artık bilinçlenen, okuyan ve araştıran bir toplumumuz var. Sağlıklı bir toplum için sağlıklı çocukların yetişmesi gerekiyor. Çocuklar bizim kıymetlilerimiz.

Peki ya ANNE! Anneliğe yüklenen anlamlar, annenin baş etmeye çalıştıkları, annenin kaygıları, annenin ihtiyaçları? Çocuklar konusunda bu kadar fazla bilgi olması çok güzel ancak, bu zaman zaman annelerde kaygıya sebep olabiliyor. “Yetirince iyi bir anne miyim?” Sorgusu ve “yanlış mı yapıyorum?” Kaygısıyla yorulan canım anne…

Burada seninle kendi annelik serüvenimi paylaşacağım çünkü yalnız hissetmeni istemiyorum. Hepimizde olan korkuları ve kaygıları yaşıyorsun zaman zaman. Bunun çok normal olduğunu görmeni ve bütün bu sıkıntıların geçeceğini bilmeni istiyorum. Mükemmel olmak zorunda değilsin, yeterince iyi olman çok yeterli!

Yalnız değiliz…


13 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Kızıma Not!